Ana içeriğe atla

Çocuklarda Kafaya Darbe Karakteri Etkiliyor

İngiliz bilim adamlarının araştırmaları, hafif de olsa kafadan alınan darbelerin çocukların karakterini etkilediğini ortaya koydu. İngiltere’nin Warwick Üniversitesi’ne mensup bir grup bilim adamı tarafından yapılan araştırmalar, kafadan alınan darbelerin uzun vadede çocuğun karakteri değiştirebileceğine dikkati çekti.

Sonuçları The Journal of Neurology’de yayımlanan araştırmaya katılan binlerce anne-baba, kafalarından darbe alan çocuklarının karakterlerinde, duygusal tepkilerinde ve toplumsal davranışlarında meydana gelen değişimi anlattı. Anne-babalar, geçirdikleri kazanın ardından duygusal tepkilerinin, davranışlarının ve öğrenme kapasitelerinin yanı sıra çocuklarının kişiliklerinde de değişiklikler meydana geldiğini bildirdi.

Pek çok çocuğun kafasından aldığı darbe ya da yaralanma sonucunda hayati tehlikeyi atlatmasının ardından hastaneden çıktından sonra bir daha hiçbir şekilde takip edilmediğini belirten bilim adamları, geçen 6 yıl boyunca kafasından yaralanan 500 çocuğun durumları üzerinde incelemelerde bulunulduğunu açıkladı. Ailelerden çocuklarındaki değişimi not etmelerini isteyen bilim adamları, sonuçta çok hafif bir yaralanmayla da sonuçlansa kafadan alınan darbenin, en azından kişilik değişimine yol açtığını tespit ettiler.

Bilim adamları, bu tür çocukların yüzde 43’ünün kişilik, öğrenme kapasitesi ve duygusal tepkilerindeyse daha sonra ılımlı da olsa “özürlü” olarak tanımlanmalarına yol açacak düzeyde değişim meydana geldiğini bildirdi.

alıntıdır...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuğunuz Yalan Söylüyorsa Ne Yapmalı?

Boyu masaya bile yetişmeyen küçük oğlunuz dik bir pozisyonda elleri belinde size kafa tutuyor. Bırakın ona söylenenleri dinlemeyi, çileden çıkmanız için ne gerekirse yapıyor. Siz de karmakarışık duygular içinde sinirinize hakim olmaya çalışıyorsunuz. İyi bir anne, iyi bir baba olamadım, nerede hata yaptım diye kendinizi yargılıyorsunuz. Parmak kadar çocuğa, yapması gerekenleri neden anlatamadığınızı, neden söz geçiremediğinizi sorguluyorsunuz. Aslında işin gerçeği şu; çocuğunuz kendini artık sizin kadar önemli ve kuvvetli hissediyor. Bir bakıma kendini bu şekilde ıspatlanmış da oluyor. Amacıysa insan yerine konmak, söz hakkına sahip olmak. Ve en önemlisi o, kendi kararlarını kendi vermek istiyor. Sadece anne ve babanın yönlendirmelerine göre yaşamayı tercih etmiyor. Ufacık bir çocuğun aklına nasıl böyle şeyler geliyor diye düşünmeyin. Onlar sadece emirler alıp, başkalarının isteklerine göre hareket etmek istemiyorlar. Birey olarak kabul görmek istiyor Günümüzde artık şartlar o kadar d...

Babalar ve Bebekleri

Baba - çocuk arasındaki sağlam ilişki bebeklikten başlar. Babalar bebeklerine kavuşma heyecanı yanında kimi zaman bebeğin emzirilme durumundan dolayı anneyle bebek daha yakın olacağından, ilişkide dışarıda kalma endişesi taşıyabilir. Bu endişe babanın bebeğin hayatına dâhil olup onunla yakınlik kurabileceği diğer birçok mükemmel yolu fark edememesine de sebep olabilir. Hâlbuki bebeklerin emzirilmek dışında pek çok ihtiyacı daha vardır. Doyurulması, diğer insanlarla fiziksel teması, rahat ettirilmesi, altının değiştirilmesi ve kocaman dünya ile tanıştırılması! Baba isterse tüm bu aktivitelere dâhil olabilir ve bebeğin hayatında etkili yerini alabilir. Yeni bebekler kendilerine dokunulmasından hoşlanırlar. Kalp atışlarını duyacak kadar yakınlıkta olmaktan haz duyar, anne babalarının cildini, kokusunu hissetmeye, seslerini duymaya ve hareketlerini izlemeye bayılırlar. Anne zaten emzirme yoluyla bunları yapar ama baba da başka bir çok yolla bu hazzı bebeğine ve kendine yaşatabilir. Babasın...

Anne ve Baba Arasındaki Sorunların Çocuğa Etkisi

Anne-babanın aralarındaki bazı tartışmaların çocuğa zararı yoktur. Ancak tartışmaların boyutları önemlidir. İnsanlar anlaşmazlıklarını tartışarak çözümlerler. Bu da çok doğaldır. Fakat tartışmalar; tartışmaktan öte, küfür, vurma, kırma, döğüşme şekline dönüşürse çocuğun dengesini zedeleyebilir. Çocuğa pek bir yarar sağlamayacağı gibi kızgınlık, öfke türü duygularını bastırması, kontrol etmesi gerektiği zamanlarda kötü bir örnek teşkil edecektir. Çocuğun; kendini koruyan, bakımını sağlayan kişilerin kontrolünü kaybettiğini görmesi, güvenini yitirmesine ve endişe duymasına sebep olacaktır. Bu tür örnekler ile karşılaşan çocukta; panik, korku, bazen de kabuslara rastlanabilir. "Hiçbir Şey Yok" Demeyin Bu tür davranışlar ile karşılaşan çocuğa "hiçbir şey yok" demek, açıklama yapmamak, belli etmemeye çalışmak çocuğu sakinleştirmeyecek, bilakis açıklama yapmadığınız için düşündüğü, hayal edeceği şeyler belki de daha kötü olacaktır. Diğer bir yönde anlaşmazlıklarınızı onu...