Ana içeriğe atla

Çocuk Kazaları

Çevresini merak edip, herşeyi bilip, öğrenmek ve dokunmak isteyen çocukların görünmez kazalar yaşadığını belirten uzmanlar, evde, bahçede, sokakta meydana gelen beklenmeyen kazaların aslında önlebilir olduğunu, basit tedbirlerle çocuklara güvenli ortam sağlanacağını ifade ediyorlar.

Bursa Sağlık Müdürlüğü Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şubesi Müdürü Doktor Ruhi Berkem, çocukların neyin tehlikeli ve zararlı olduğunu bilmediğini kaydederek, "Bu durumda anne ve babaya düşen görev, tehlikeli durum ve nesneleri önceden düşünüp bunlarlı ilgili tedbir almak ve tehlikeli olabilecek kavramları çocuğa öğretmektir" dedi.

Çocukların evde yanlız başına bırakılmaması gerektiğini, kibrit, çakmak gibi yakıcı maddelerle çocuğun erişebileceği yerlerde elektrik kordonları ve cihaz bulunmaması gerektiğini kaydeden Berkem, "Çocuk anne-babanın hareketlerini izler ve onlar gibi davranmayı öğrenir. Anne-baba evde, sokakta ve trafikte çocuğa iyi örnek olmalı ve çocuğa kazalardan korunmak için nasıl davranması gerektiğini sık sık anlatmalıdır. Kazalar anne-babanın veya çocuğun yorgun, dikkatsiz olduğu veya işleri acele halletmeye çalıştığı durumlarda daha fazla görülmektedir. Çocuğun da, aç veya huzursuz olduğu durumlarda daha çok kazaya maruz kaldığı bilinmektedir. Bu gibi durumlarda kaza riskinin fazla olduğunu bilmek ve daha dikkatli davranmak gerekir" diye konuştu.

Ruh Sağlığı ve Sosyal Hastalıklar Şubesi'nin kazalardan korunma uyarıları şöyle sıralanıyor:

"- Anne-baba çocuğu evde tek başına ya da küçük kardeşiyle yalnız bırakmamalıdır.

- Çocuk tanımadık, yabancı biriyle yalnız bırakılmamalıdır.

- Kırılacak eşyalar, makas, bıçak gibi kesici aletler çocuğun ulaşamayacağı yerlerde tutulmalıdır.

- Zehirli olabilecek her ürün (temizlik malzemeleri, ilaç, kozmetik malzemeler vb.) yüksekte duran ve kilitli dolaplarda saklanmalı, tehlikeli olabilecek sular (çamaşır suyu vb.), su şişesi, gazoz şişesi gibi karışabilecek kaplara konmamalıdır.

- Çocuğun erişebileceği yerlerde elektrik kordonları bulunmamasına, tüm prizlerin önünün kapalı olmasına dikkat edilmelidir.

- Kibrit ve çakmak gibi yakıcı aletler çocuğun ulaşamayacağı yerlere konmalıdır.

- Ocakta bulunan tava, çaydanlık gibi eşyalar ocağın arka gözünde ve sapları uzak köşeye dönük olmalıdır.

- Evde soba yanıyorsa etrafı mutlaka korkulukla çevrilmeli, çocuğun takılıp düşebileceği eşyalar sobanın etrafında bulundurulmamalıdır.

- Çocuk banyo yaptırılmadan önce suyun ısısı mutlaka dirsekle kontrol edilmelidir.

- Tüpler mümkünse çocuğun ulaşamayacağı bir dolapta tutulmalıdır.

- Çocuğun yanında ve onunla ilgilenilirken kesinlikle sigara içilmemelidir.

- Çocuğa ilaç içirilirken şeker, tatlı v.s. diyerek kesinlikle kandırılmamalı, içtiğinin ilaç olduğu ve kendi başına almaması gerektiği anlatılmalıdır. İlaç, çocuğun ulaşamayacağı bir yüksekliğe ve kapalı bir yere konulmalıdır.

- Çocuğun ulaşabileceği uzunlukta masa örtüleri kullanmaktan kaçınılmalı, masa örtüsünü çekerek tatsız bir olaya neden olabileceği unutulmamalıdır.

- Çocuğun yatağının çok yumuşak ve cam kenarında olmamasına dikkat edilmelidir.

- Çocuğun karyolasındaki veya beşiğindeki korkuluk aralıklarının çocuğun başının geçemeyeceği kadar dar olmasına özen gösterilmelidir.

- İki yaşından küçük bebeklerde uyurken yastık kullanılmamalıdır.

- Bebek sırt üstü veya yan yatırılmalı, yüzükoyun yatırılmamalıdır.

- Yumuşak tüylü oyuncaklar ve battaniyeler çocuğun yatağına konulmamalıdır.

- Çocuk çok çabuk boğulabilir. Bu yüzden çocuk su dolu kova, havuz, su birikintisi, küvet v.s. gibi yerlerin yanında asla yalnız bırakılmamalıdır.

- Çocuğun hava yolları oldukça dardır. Genellikle cisimleri ağzına alır ya da burnuna sokar. Bu nedenle üzüm, fıstık, çekirdek, leblebi gibi yiyecekler yalnızken verilmemelidir.

- Toplu iğne, düğme, tespih, bozuk para gibi küçük cisimler çocuğun ulaşamayacağı yerlerde bulundurulmalıdır.

- Çocuğa oynaması için nefes almasını önleyerek boğulmasına neden olabilecek naylon torba veya balon gibi malzemeler verilmemelidir.

- Çocuğun oyun oynadığı yerin cama ve balkona yakın olmamasına dikkat edilmelidir.

- Yemek pişirilirken, sıcak şeyler yiyip-içerken çocuk kucağa alınmamalıdır.

- Çocuğun yere takılarak düşme tehlikesine karşı, halının ve kilimin katlanmamasına, kaymamasına dikkat edilmelidir.

- Çocuk düşme tehlikesine karşı yalnız başına yüksek bir yerde bırakılmamalıdır. Altının değiştirildiği yer yüksekte ise, mutlaka bir el çocuğun üstünde tutulmalıdır.

- Yürüteç kullanılıyorsa, zeminin düzgün olmasına, etrafta takılacak bir şey olmamasına dikkat edilmeli ve bebek yürüteçteyken yalnız bırakılmamalıdır.

- Merdiven inişlerinin güvenli ve korunaklı olmasına dikkat edilmelidir.

- Çocuk köpek, kedi gibi hayvanlarla yalnız bırakılmamalıdır.

- Çocuk dışarıda yalnız bırakılmamalı, dışarıdaki oyun alanının güvenli, tehlikelerden uzak olmasına dikkat edilmelidir.

- Çocuğun uzun süre güneşin altında kalmamasına dikkat edilmelidir.

- Çocuğa trafik eğitimi vermeye mümkün olduğunca erken dönemde başlanmalıdır.

- Çocuğun tek başına karşıdan karşıya geçmesine izin verilmemelidir.

- Anne-baba ve çocuk gece yürürken parlak, rahatlıkla görülebilecek renkte giysiler tercih etmelidir.

- Çocuk 10 yaşına kadar arabanın ön koltuğuna oturtulmamalıdır.

- Çocuk arabada arka koltuğa oturtturulmalı, çocukla birlikte bir büyük arka koltuğa oturmalıdır.

- Üç yaş ve altındaki çocuklar arabada arka koltuğa yerleştirilmiş yaşına uygun bebek koltuğuna veya arka koltukta annesinin kucağında oturmalıdır.

- Çocuk arka koltukta otururken, arabanın kapıları mutlaka kilitli tutulmalıdır.

- Araba durduğu zaman çocuk arabadan mutlaka kaldırım tarafındaki kapıdan indirilmelidir.

- Çocuk arabada kısa süreli bile olsa yalnız bırakılmamalıdır.

- Anne ve babanın bazı basit önlemleri alması, bu kazaların önemli bir bölümünün oluşmasını engelleyebilir".

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuğunuz Yalan Söylüyorsa Ne Yapmalı?

Boyu masaya bile yetişmeyen küçük oğlunuz dik bir pozisyonda elleri belinde size kafa tutuyor. Bırakın ona söylenenleri dinlemeyi, çileden çıkmanız için ne gerekirse yapıyor. Siz de karmakarışık duygular içinde sinirinize hakim olmaya çalışıyorsunuz. İyi bir anne, iyi bir baba olamadım, nerede hata yaptım diye kendinizi yargılıyorsunuz. Parmak kadar çocuğa, yapması gerekenleri neden anlatamadığınızı, neden söz geçiremediğinizi sorguluyorsunuz. Aslında işin gerçeği şu; çocuğunuz kendini artık sizin kadar önemli ve kuvvetli hissediyor. Bir bakıma kendini bu şekilde ıspatlanmış da oluyor. Amacıysa insan yerine konmak, söz hakkına sahip olmak. Ve en önemlisi o, kendi kararlarını kendi vermek istiyor. Sadece anne ve babanın yönlendirmelerine göre yaşamayı tercih etmiyor. Ufacık bir çocuğun aklına nasıl böyle şeyler geliyor diye düşünmeyin. Onlar sadece emirler alıp, başkalarının isteklerine göre hareket etmek istemiyorlar. Birey olarak kabul görmek istiyor Günümüzde artık şartlar o kadar d...

Babalar ve Bebekleri

Baba - çocuk arasındaki sağlam ilişki bebeklikten başlar. Babalar bebeklerine kavuşma heyecanı yanında kimi zaman bebeğin emzirilme durumundan dolayı anneyle bebek daha yakın olacağından, ilişkide dışarıda kalma endişesi taşıyabilir. Bu endişe babanın bebeğin hayatına dâhil olup onunla yakınlik kurabileceği diğer birçok mükemmel yolu fark edememesine de sebep olabilir. Hâlbuki bebeklerin emzirilmek dışında pek çok ihtiyacı daha vardır. Doyurulması, diğer insanlarla fiziksel teması, rahat ettirilmesi, altının değiştirilmesi ve kocaman dünya ile tanıştırılması! Baba isterse tüm bu aktivitelere dâhil olabilir ve bebeğin hayatında etkili yerini alabilir. Yeni bebekler kendilerine dokunulmasından hoşlanırlar. Kalp atışlarını duyacak kadar yakınlıkta olmaktan haz duyar, anne babalarının cildini, kokusunu hissetmeye, seslerini duymaya ve hareketlerini izlemeye bayılırlar. Anne zaten emzirme yoluyla bunları yapar ama baba da başka bir çok yolla bu hazzı bebeğine ve kendine yaşatabilir. Babasın...

Anne ve Baba Arasındaki Sorunların Çocuğa Etkisi

Anne-babanın aralarındaki bazı tartışmaların çocuğa zararı yoktur. Ancak tartışmaların boyutları önemlidir. İnsanlar anlaşmazlıklarını tartışarak çözümlerler. Bu da çok doğaldır. Fakat tartışmalar; tartışmaktan öte, küfür, vurma, kırma, döğüşme şekline dönüşürse çocuğun dengesini zedeleyebilir. Çocuğa pek bir yarar sağlamayacağı gibi kızgınlık, öfke türü duygularını bastırması, kontrol etmesi gerektiği zamanlarda kötü bir örnek teşkil edecektir. Çocuğun; kendini koruyan, bakımını sağlayan kişilerin kontrolünü kaybettiğini görmesi, güvenini yitirmesine ve endişe duymasına sebep olacaktır. Bu tür örnekler ile karşılaşan çocukta; panik, korku, bazen de kabuslara rastlanabilir. "Hiçbir Şey Yok" Demeyin Bu tür davranışlar ile karşılaşan çocuğa "hiçbir şey yok" demek, açıklama yapmamak, belli etmemeye çalışmak çocuğu sakinleştirmeyecek, bilakis açıklama yapmadığınız için düşündüğü, hayal edeceği şeyler belki de daha kötü olacaktır. Diğer bir yönde anlaşmazlıklarınızı onu...