Ana içeriğe atla

Hasta Çocuğa Çizdiği Resimden Teşhis

Çocuk nöroloğu Dr. Sabiha Paktuna Keskin, 'Çizdikleri resimlerden gelişimleri ve rahatsızlıkları saptanıyor' dedi

Kocaman gülümseyen bir güneş, kargacık burgacık evler, uzayıp giden yollar, gemi, deniz, çöp adamlar, komik vücutlu insanlar... Hiç düşündünüz mü, çocuklar resimleriyle neyi anlatır? Çocuk nöroloğu Dr. Sabiha Paktuna Keskin, tedavi ettiği çocukların resimlerini inceleyip ilginç tespitlerde bulundu. Şemsiye çizen çocuk korunma ihtiyacı hissediyor; yağmuru çizense hüzün... Keskin'e göre, çocukların hastalıklarının da resimlerinden teşhisi mümkün.
25 yıllık meslek hayatı boyunca tanıştığı, tedavi ettiği çocukların resimlerini inceleyen Keskin, küçük insanların 'resimsel dili'ni çözmeyi başarmış. Keskin, "Çocuklara duygu ve düşüncelerini sorduğunuzda yalan söyleyebilirler ancak çizdikleri resimler onların aynası. Resimlerinden onlara çok daha kolay ulaşabilirsiniz" dedi.

Annelerini çiziyorlar
Keskin, şunları söyledi:
"Çocuk, 3 yaşında sembol çizmeye başlıyor. İlk çizdiği annesi. 4 yaşında çizgiler beden buluyor. Ayrıca kendi cinsiyle özdeşleşmeye çalışıyor. Kızlar kız, erkekler erkek figürü çiziyor. 5 yaşında ise daha detaycı. 6-7 yaşlarında sosyalleştiği için çevresini çiziyor."

RESİMLERDEKİ ŞİFRELER
Yağmur........................Hüzün
Şemsiye.......................Korunma ihtiyacı
Gemi-kayık....................Sıkıntılı
Siyah ve mor.................Sıkıntılı,kederli
Aşırı detay ve dağınıklık...Şizofreni
Şiddet içerikli, karalamalı..Saldırgan
Hayali görüntü...............Panik atak
Muntazam resim ve yazı..Obsesif
Yazılı anlatımda karmaşa..Otistik

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/2006/02/16/yasam/yas02.html

unutulmamalıdır ki çocuğunuzun bir sıkıntısı veya sorunu olduğunu düşünüyorsanız bir uzmana başvurmanız gerekir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuğunuz Yalan Söylüyorsa Ne Yapmalı?

Boyu masaya bile yetişmeyen küçük oğlunuz dik bir pozisyonda elleri belinde size kafa tutuyor. Bırakın ona söylenenleri dinlemeyi, çileden çıkmanız için ne gerekirse yapıyor. Siz de karmakarışık duygular içinde sinirinize hakim olmaya çalışıyorsunuz. İyi bir anne, iyi bir baba olamadım, nerede hata yaptım diye kendinizi yargılıyorsunuz. Parmak kadar çocuğa, yapması gerekenleri neden anlatamadığınızı, neden söz geçiremediğinizi sorguluyorsunuz. Aslında işin gerçeği şu; çocuğunuz kendini artık sizin kadar önemli ve kuvvetli hissediyor. Bir bakıma kendini bu şekilde ıspatlanmış da oluyor. Amacıysa insan yerine konmak, söz hakkına sahip olmak. Ve en önemlisi o, kendi kararlarını kendi vermek istiyor. Sadece anne ve babanın yönlendirmelerine göre yaşamayı tercih etmiyor. Ufacık bir çocuğun aklına nasıl böyle şeyler geliyor diye düşünmeyin. Onlar sadece emirler alıp, başkalarının isteklerine göre hareket etmek istemiyorlar. Birey olarak kabul görmek istiyor Günümüzde artık şartlar o kadar d...

Babalar ve Bebekleri

Baba - çocuk arasındaki sağlam ilişki bebeklikten başlar. Babalar bebeklerine kavuşma heyecanı yanında kimi zaman bebeğin emzirilme durumundan dolayı anneyle bebek daha yakın olacağından, ilişkide dışarıda kalma endişesi taşıyabilir. Bu endişe babanın bebeğin hayatına dâhil olup onunla yakınlik kurabileceği diğer birçok mükemmel yolu fark edememesine de sebep olabilir. Hâlbuki bebeklerin emzirilmek dışında pek çok ihtiyacı daha vardır. Doyurulması, diğer insanlarla fiziksel teması, rahat ettirilmesi, altının değiştirilmesi ve kocaman dünya ile tanıştırılması! Baba isterse tüm bu aktivitelere dâhil olabilir ve bebeğin hayatında etkili yerini alabilir. Yeni bebekler kendilerine dokunulmasından hoşlanırlar. Kalp atışlarını duyacak kadar yakınlıkta olmaktan haz duyar, anne babalarının cildini, kokusunu hissetmeye, seslerini duymaya ve hareketlerini izlemeye bayılırlar. Anne zaten emzirme yoluyla bunları yapar ama baba da başka bir çok yolla bu hazzı bebeğine ve kendine yaşatabilir. Babasın...

Anne ve Baba Arasındaki Sorunların Çocuğa Etkisi

Anne-babanın aralarındaki bazı tartışmaların çocuğa zararı yoktur. Ancak tartışmaların boyutları önemlidir. İnsanlar anlaşmazlıklarını tartışarak çözümlerler. Bu da çok doğaldır. Fakat tartışmalar; tartışmaktan öte, küfür, vurma, kırma, döğüşme şekline dönüşürse çocuğun dengesini zedeleyebilir. Çocuğa pek bir yarar sağlamayacağı gibi kızgınlık, öfke türü duygularını bastırması, kontrol etmesi gerektiği zamanlarda kötü bir örnek teşkil edecektir. Çocuğun; kendini koruyan, bakımını sağlayan kişilerin kontrolünü kaybettiğini görmesi, güvenini yitirmesine ve endişe duymasına sebep olacaktır. Bu tür örnekler ile karşılaşan çocukta; panik, korku, bazen de kabuslara rastlanabilir. "Hiçbir Şey Yok" Demeyin Bu tür davranışlar ile karşılaşan çocuğa "hiçbir şey yok" demek, açıklama yapmamak, belli etmemeye çalışmak çocuğu sakinleştirmeyecek, bilakis açıklama yapmadığınız için düşündüğü, hayal edeceği şeyler belki de daha kötü olacaktır. Diğer bir yönde anlaşmazlıklarınızı onu...