Ana içeriğe atla

Çocuklarda Anne Babaya Yönelik Şiddet!

Özellikle ergenlik dönemindeki çocukların anne-babaya saldırgan davranması veya şiddet uygulaması oldukça sık görülen ancak hakkında fazla konuşulmayan bir durumdur.

Anne-babaya yönelik şiddet; küfürlü konuşma, korkutma, tehdit etme, anne ya da babaya fiziksel zarar verme (itme, tekmeleme, eşyaları üzerine fırlatma, vurma), eşyalara ve eve zarar verme ya da bıçak vb. silahla tehdit etmeyi içerebilir. Anne-babaya yönelik şiddet ister bir kere yaşanmış olsun, isterse sürekli bir tutum olsun, mutlaka üzerinde durulması gereken bir durumdur. Memorial Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm.Dr. Ayten Erdoğan çocukların anne ve babasına karşı neden saldırgan bir tutum sergilediğini anlattı.

Çocuklar anne-babasına neden saldırganlık ve şiddet gösterir?

Çocuklar anne-babaya karşı çeşitli nedenlerle saldırganlık gösterebilir. Bu nedenlerden hiçbiri saldırganlık ve şiddet tutumunun hoş görülmesini gerektirmez, ancak özellikle de ergen çocuğunuzun neden böyle davrandığını anlamanıza yardımcı olabilir:

- Özellikle de öfke duygularını kontrol etmeyi ve doğru bir şekilde ifade etmeyi henüz öğrenememiş olabilir ve bu nedenle de hiçbir öz disiplin uygulamadan hareket edebilir.

- Yetişkinlerin öfkesini kontrol etmeden, birbirlerine şiddet uyguladığını görerek büyümüş olabilirler. Bu durum, bu şekilde davranmanın normal olduğunu düşünmelerine neden olabilir.

- Sorunları çözmek ya da istediklerini elde etmek için başka bir yöntem bilmiyor olabilirler.

- Başka insanlara veya eşyalara değer verme ve saygı göstermeyi yeterince öğrenememiş olabilirler.

- Uyuşturucu veya alkol kullanımı, arkadaşından ayrılmak gibi nedenler de saldırgan tutumu tetikleyebilir.

- Anne-babalarını zayıf ve güçsüz görüyor olabilir, ya da kadınlara bu şekilde davranılması gerektiğini düşünüyor olabilirler.

- Gerçekten zor bir dönemden geçiyor ve stresle baş edemiyor olabilirler.

Anne-babalar ne yapmalı?

Çocuğu tarafından saldırıya uğrayan anne-babalar korkabilir, kendini güçsüz, yalnız, başarısız hissedebilir ve utanma ve suçluluk duygularına kapılabilir ve ailede kontrolü kaybetmiş gibi hissedebilirler. Öncelikle, çocuğunuzla ilişkinizde ne yaşamış olursanız olun, şiddetin hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini asla unutmayın. Kendinize olan güveniniz sarsılmış olsa dahi, bazı zor kararları almak için hazırlıklı olun. Ailenizde belli ölçüde de olsa kontrolü yeniden sağlamanız gerekir. Ergen çocuğunuzun bu davranışını değiştiremeyebilir ya da sona erdiremeyebilirsiniz, ancak yine de önceden belirlediğiniz kararınızı savunmanız gerekir. Özellikle de evde bu ortamdan dolayı korkmuş ve size sığınma ihtiyacı hissedebilecek daha küçük çocuklarınız varsa bunu yapmanız önemlidir. Tartışmaların çoğunlukla hangi konulardan kaynaklandığını düşünün. Hangi konularda taviz verebileceğinizi ve hangi konularda kesinlikle taviz veremeyeceğinizi belirleyin. Tartışma çıktığında neler olduğunu düşünün. Saldırgan davranışın sinyalleri nelerdi? Bu sinyalleri gördüğünüzde mutlaka birbirinizden uzaklaşın. Gerekirse evden çıkın ve şiddete maruz kalmamaları için küçük çocuklarınızı da yanınıza alın. Her ikiniz de sakinleştikten sonra gerekli konuşmaları yapın.

Ne kadar mantıksız gelirse gelsin, konuyu çocuğunuzun gözünden görmeye çalışın. Hangi tutum ve sözlerinizin, istemeseniz de, bu durumun yaşanmasına katkıda bulunuyor olabileceğini belirleyin.

Çocuğunuz bu tutumu yeni sergilemeye başladıysa, son zamanlarda olan bitenleri düşünün. Örneğin, okulda ders veya öğretmenlerle ilgili bir sorun mu yaşıyor? Arkadaşları ile ilgili bir sorunu mu var? Aileniz ya da çocuğunuz son zamanlarda yeni biri ile görüşmeye başladı mı? Bu kişi ile ilişkilerde neler oldu? Ergen çocuğunuz bir depresyon mu geçiriyor?

Çocuğunuzun iyi davranışlarına dikkat edin ve bunları fark ettiğinizi ve takdir ettiğinizi ona belirtin. İzin verdiği ölçüde, onun sevdiği şeyleri yaparak birlikte zaman geçirmeye gayret edin. Ergenlik dönemindeki çocuğunuzun artık “çocuk” olmadığı gerçeğini kabul edin ve buna uygun davranın. Sınırınızın ne olduğunu ve bu sınırı aşarsa ne yapacağınızı net bir şekilde belirleyin ve çocuğunuza da belirtin. Sınırı aşması halinde yapacağınızı söylediğiniz şeyi mutlaka yapın. Örneğin böyle bir durumda ergen çocuğunuzun evden çıkmasını isteyebilir ya da polis çağırabilirsiniz. Tüm bunları yapmak mutlaka ki size çok zor gelecektir. Anlayış göstereceğini bildiğiniz biri ile durumu paylaşabilirsiniz. Sağlam bir tutum belirlemek ve uygulamak ne kadar güç olsa da, bunu yapmanız çok önemlidir. Ergen çocuğunuz da anne ya da babasına saldırgan davrandığında, kendisini ne kadar mazur göstermeye çalışırsa çalışsın (annem beni çok kızdırdı, beni buna zorladı, vb.) kendisi de bu davranışından mutlaka rahatsızlık duyacaktır. Ayrıca bu davranışı hiçbir engelleme görmezse, başka alanlarda da aynı tutumu sergileyebilecektir. Bu da, engellenmemesi ve öfkesini ifade edecek başka yöntemler öğretilmemesi durumunda, hayat boyu sorunlar yaşamasına ve belki de kanunları çiğneyerek ceza almasına dahi neden olabilecektir.

Tüm bunlar işe yaramıyorsa ya da en başından sorunla baş edemeyeceğinizi düşünüyorsanız mutlak surette uzman yardımı almalısınız.

Uzm. Dr Ayten Erdoğan,
Memorial Hastanesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuğunuz Yalan Söylüyorsa Ne Yapmalı?

Boyu masaya bile yetişmeyen küçük oğlunuz dik bir pozisyonda elleri belinde size kafa tutuyor. Bırakın ona söylenenleri dinlemeyi, çileden çıkmanız için ne gerekirse yapıyor. Siz de karmakarışık duygular içinde sinirinize hakim olmaya çalışıyorsunuz. İyi bir anne, iyi bir baba olamadım, nerede hata yaptım diye kendinizi yargılıyorsunuz. Parmak kadar çocuğa, yapması gerekenleri neden anlatamadığınızı, neden söz geçiremediğinizi sorguluyorsunuz. Aslında işin gerçeği şu; çocuğunuz kendini artık sizin kadar önemli ve kuvvetli hissediyor. Bir bakıma kendini bu şekilde ıspatlanmış da oluyor. Amacıysa insan yerine konmak, söz hakkına sahip olmak. Ve en önemlisi o, kendi kararlarını kendi vermek istiyor. Sadece anne ve babanın yönlendirmelerine göre yaşamayı tercih etmiyor. Ufacık bir çocuğun aklına nasıl böyle şeyler geliyor diye düşünmeyin. Onlar sadece emirler alıp, başkalarının isteklerine göre hareket etmek istemiyorlar. Birey olarak kabul görmek istiyor Günümüzde artık şartlar o kadar d...

Babalar ve Bebekleri

Baba - çocuk arasındaki sağlam ilişki bebeklikten başlar. Babalar bebeklerine kavuşma heyecanı yanında kimi zaman bebeğin emzirilme durumundan dolayı anneyle bebek daha yakın olacağından, ilişkide dışarıda kalma endişesi taşıyabilir. Bu endişe babanın bebeğin hayatına dâhil olup onunla yakınlik kurabileceği diğer birçok mükemmel yolu fark edememesine de sebep olabilir. Hâlbuki bebeklerin emzirilmek dışında pek çok ihtiyacı daha vardır. Doyurulması, diğer insanlarla fiziksel teması, rahat ettirilmesi, altının değiştirilmesi ve kocaman dünya ile tanıştırılması! Baba isterse tüm bu aktivitelere dâhil olabilir ve bebeğin hayatında etkili yerini alabilir. Yeni bebekler kendilerine dokunulmasından hoşlanırlar. Kalp atışlarını duyacak kadar yakınlıkta olmaktan haz duyar, anne babalarının cildini, kokusunu hissetmeye, seslerini duymaya ve hareketlerini izlemeye bayılırlar. Anne zaten emzirme yoluyla bunları yapar ama baba da başka bir çok yolla bu hazzı bebeğine ve kendine yaşatabilir. Babasın...

Anne ve Baba Arasındaki Sorunların Çocuğa Etkisi

Anne-babanın aralarındaki bazı tartışmaların çocuğa zararı yoktur. Ancak tartışmaların boyutları önemlidir. İnsanlar anlaşmazlıklarını tartışarak çözümlerler. Bu da çok doğaldır. Fakat tartışmalar; tartışmaktan öte, küfür, vurma, kırma, döğüşme şekline dönüşürse çocuğun dengesini zedeleyebilir. Çocuğa pek bir yarar sağlamayacağı gibi kızgınlık, öfke türü duygularını bastırması, kontrol etmesi gerektiği zamanlarda kötü bir örnek teşkil edecektir. Çocuğun; kendini koruyan, bakımını sağlayan kişilerin kontrolünü kaybettiğini görmesi, güvenini yitirmesine ve endişe duymasına sebep olacaktır. Bu tür örnekler ile karşılaşan çocukta; panik, korku, bazen de kabuslara rastlanabilir. "Hiçbir Şey Yok" Demeyin Bu tür davranışlar ile karşılaşan çocuğa "hiçbir şey yok" demek, açıklama yapmamak, belli etmemeye çalışmak çocuğu sakinleştirmeyecek, bilakis açıklama yapmadığınız için düşündüğü, hayal edeceği şeyler belki de daha kötü olacaktır. Diğer bir yönde anlaşmazlıklarınızı onu...