Ana içeriğe atla

Kışın doğan bebekler yazın doğan bebeklere göre daha akıllı...

Kışın doğan bebekler yazın doğan bebeklere göre daha akıllı...

ABD’li bilimadamları yedi yıl boyunca 21 bin bebeği gözlemleyerek bu ilginç sonuca ulaştı. Ayrıca, kışın doğan bebeklerin daha uzun ve daha iri oldukları da belirlendi.

Şimdiye kadar yapılan en kapsamlı bebek araştırmasının sonuçları önümüzdeki günlerde açıklanacak. Harvard Üniversitesi bilimadamları öncülüğünde yapılan araştırmada 21 bin kız ve erkek bebek inceleme altına alındı. Araştırma, dünyaya gelen bebeklerin mevsimlere göre farklılıklarını ortaya koyuyor.

Yedi yıllık bir süreyi kapsayan araştırmaya göre, kış-ilkbahar döneminde doğan bebekler, diğer mevsimlerde dünyaya gelen bebeklere göre daha akıllı, daha iri ve daha başarılı...

Araştırmacılar, mevsimler ve güneş ışığının, hamile annenin hormonlarıyla vücut ısısına etki ettiğini belirledi. Zira bu etkenler, bebeğin karakteristik özelliklerini de değiştiriyor.

Kışın doğan bebekler, yazın doğanlara göre daha akıllı

Bilim adamları, yedi yıllık süreç içinde bebekleri doğumlarından hemen sonra, sekiz aylıkken, dört yaşındayken ve en son yedi yaşındayken birtakım fiziksel ve ruhsal testlere tabi tuttu.

Ve yedi yıllık sürenin sonunda kışın doğan bebeklerin, yazın doğan bebeklere göre, yaklaşık 2 milimetre daha uzun boylu, 210 gram daha ağır olduğu, zeka testlerinde de daha yüksek skorlara sahip oldukları belirlendi.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuğunuz Yalan Söylüyorsa Ne Yapmalı?

Boyu masaya bile yetişmeyen küçük oğlunuz dik bir pozisyonda elleri belinde size kafa tutuyor. Bırakın ona söylenenleri dinlemeyi, çileden çıkmanız için ne gerekirse yapıyor. Siz de karmakarışık duygular içinde sinirinize hakim olmaya çalışıyorsunuz. İyi bir anne, iyi bir baba olamadım, nerede hata yaptım diye kendinizi yargılıyorsunuz. Parmak kadar çocuğa, yapması gerekenleri neden anlatamadığınızı, neden söz geçiremediğinizi sorguluyorsunuz. Aslında işin gerçeği şu; çocuğunuz kendini artık sizin kadar önemli ve kuvvetli hissediyor. Bir bakıma kendini bu şekilde ıspatlanmış da oluyor. Amacıysa insan yerine konmak, söz hakkına sahip olmak. Ve en önemlisi o, kendi kararlarını kendi vermek istiyor. Sadece anne ve babanın yönlendirmelerine göre yaşamayı tercih etmiyor. Ufacık bir çocuğun aklına nasıl böyle şeyler geliyor diye düşünmeyin. Onlar sadece emirler alıp, başkalarının isteklerine göre hareket etmek istemiyorlar. Birey olarak kabul görmek istiyor Günümüzde artık şartlar o kadar d...

Babalar ve Bebekleri

Baba - çocuk arasındaki sağlam ilişki bebeklikten başlar. Babalar bebeklerine kavuşma heyecanı yanında kimi zaman bebeğin emzirilme durumundan dolayı anneyle bebek daha yakın olacağından, ilişkide dışarıda kalma endişesi taşıyabilir. Bu endişe babanın bebeğin hayatına dâhil olup onunla yakınlik kurabileceği diğer birçok mükemmel yolu fark edememesine de sebep olabilir. Hâlbuki bebeklerin emzirilmek dışında pek çok ihtiyacı daha vardır. Doyurulması, diğer insanlarla fiziksel teması, rahat ettirilmesi, altının değiştirilmesi ve kocaman dünya ile tanıştırılması! Baba isterse tüm bu aktivitelere dâhil olabilir ve bebeğin hayatında etkili yerini alabilir. Yeni bebekler kendilerine dokunulmasından hoşlanırlar. Kalp atışlarını duyacak kadar yakınlıkta olmaktan haz duyar, anne babalarının cildini, kokusunu hissetmeye, seslerini duymaya ve hareketlerini izlemeye bayılırlar. Anne zaten emzirme yoluyla bunları yapar ama baba da başka bir çok yolla bu hazzı bebeğine ve kendine yaşatabilir. Babasın...

Anne ve Baba Arasındaki Sorunların Çocuğa Etkisi

Anne-babanın aralarındaki bazı tartışmaların çocuğa zararı yoktur. Ancak tartışmaların boyutları önemlidir. İnsanlar anlaşmazlıklarını tartışarak çözümlerler. Bu da çok doğaldır. Fakat tartışmalar; tartışmaktan öte, küfür, vurma, kırma, döğüşme şekline dönüşürse çocuğun dengesini zedeleyebilir. Çocuğa pek bir yarar sağlamayacağı gibi kızgınlık, öfke türü duygularını bastırması, kontrol etmesi gerektiği zamanlarda kötü bir örnek teşkil edecektir. Çocuğun; kendini koruyan, bakımını sağlayan kişilerin kontrolünü kaybettiğini görmesi, güvenini yitirmesine ve endişe duymasına sebep olacaktır. Bu tür örnekler ile karşılaşan çocukta; panik, korku, bazen de kabuslara rastlanabilir. "Hiçbir Şey Yok" Demeyin Bu tür davranışlar ile karşılaşan çocuğa "hiçbir şey yok" demek, açıklama yapmamak, belli etmemeye çalışmak çocuğu sakinleştirmeyecek, bilakis açıklama yapmadığınız için düşündüğü, hayal edeceği şeyler belki de daha kötü olacaktır. Diğer bir yönde anlaşmazlıklarınızı onu...