Ana içeriğe atla

Evde Bir Anlık Dalgınlığa Gelmeyin

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan raporda, 112 Acil Sağlık Hizmetleri'ne, 'bebek ve çocuklar için yapılan acil çağrıların' yüzde 80,8'inin ev kazalarına bağlı olduğu belirtilerek, yaralanma ve ölümle sonuçlanan ev kazalarına yönelik alınacak önlemlerle, bebek ve çocukların güvenliğinin sağlanacağına dikkat çekildi. Düşmeler, boğulma, zehirlenme, elektrik çarpması, yanık ve yangınlar, ateşli silahla yaralanmanın çocuklar için ev ortamında görülen çok önemli kazalar olduğuna işaret edilen raporda, "Ev ortamı, çocukların sağlıklarını tehdit eden bir çok riski de barındırmaktadır" denildi. Raporda, ailelerin, sandalye ve diğer tüm mobilyaların pencerelerden uzakta olmasına, yüksek binalarda pencerelere parmaklık takılmasına, emekleyen ve yeni yürümeye başlayan bebeklerin merdivenlerden uzak tutulmasına, bebeğin uyuduğu veya bulunduğu yatağın kenarlarının mutlaka korumalı olmasına dikkat etmeleri de istendi. Raporda üç yaş altındaki çocukların, solunum yollarının çok dar olduğu vurgulanırken, kuruyemiş, mısır, şeker ve sosis gibi besinlerin risk taşıdığı kaydedildi. Aile ve bebek bakımını üstlenen kişilere şu uyarılarda bulunuldu: "Toplu iğne, mücevher, düğme, boncuk, tespih gibi küçük cisimleri, çocukların ulaşamayacağı yerlerde bulundurun. Oyuncakların yaşına uygun olmasına dikkat edin. Bebeklerin birkaç santimetre derinliğindeki suda bile boğulabileceğini unutmayın. Bu nedenle içi su dolu küvet, leğen veya kovalar bile bebekler için çok büyük tehlikeler içerebilirler."

ZEHİRLENME VE YANIKLARA DİKKAT

Çocukların maruz kaldığı ev kazalarının yüzde 34,9'unun zehirlenme, yanık ve yangınlar olduğuna işaret edilen raporda; ilaç, kimyasal ve temizlik maddelerin, çocukların ulaşamayacağı yerlerde ve orijinal kaplarında saklanması gerektiği bildirildi. Su, süt, kola ve yoğurt kaplarının, bu maddelerin saklanması amacıyla kullanılmaması gerektiği vurgulanan raporda, bir tehlike kaynağının da elektrik olduğu kaydedildi.

Banyoda tek başına bırakmayın

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan "Ev Kazaları Raporu"nda, ev ortamının bebek ve çocukların yaralanma ve ölümlerine yol açan riskleri barındırdığı vurgulandı.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çocuğunuz Yalan Söylüyorsa Ne Yapmalı?

Boyu masaya bile yetişmeyen küçük oğlunuz dik bir pozisyonda elleri belinde size kafa tutuyor. Bırakın ona söylenenleri dinlemeyi, çileden çıkmanız için ne gerekirse yapıyor. Siz de karmakarışık duygular içinde sinirinize hakim olmaya çalışıyorsunuz. İyi bir anne, iyi bir baba olamadım, nerede hata yaptım diye kendinizi yargılıyorsunuz. Parmak kadar çocuğa, yapması gerekenleri neden anlatamadığınızı, neden söz geçiremediğinizi sorguluyorsunuz. Aslında işin gerçeği şu; çocuğunuz kendini artık sizin kadar önemli ve kuvvetli hissediyor. Bir bakıma kendini bu şekilde ıspatlanmış da oluyor. Amacıysa insan yerine konmak, söz hakkına sahip olmak. Ve en önemlisi o, kendi kararlarını kendi vermek istiyor. Sadece anne ve babanın yönlendirmelerine göre yaşamayı tercih etmiyor. Ufacık bir çocuğun aklına nasıl böyle şeyler geliyor diye düşünmeyin. Onlar sadece emirler alıp, başkalarının isteklerine göre hareket etmek istemiyorlar. Birey olarak kabul görmek istiyor Günümüzde artık şartlar o kadar d...

Babalar ve Bebekleri

Baba - çocuk arasındaki sağlam ilişki bebeklikten başlar. Babalar bebeklerine kavuşma heyecanı yanında kimi zaman bebeğin emzirilme durumundan dolayı anneyle bebek daha yakın olacağından, ilişkide dışarıda kalma endişesi taşıyabilir. Bu endişe babanın bebeğin hayatına dâhil olup onunla yakınlik kurabileceği diğer birçok mükemmel yolu fark edememesine de sebep olabilir. Hâlbuki bebeklerin emzirilmek dışında pek çok ihtiyacı daha vardır. Doyurulması, diğer insanlarla fiziksel teması, rahat ettirilmesi, altının değiştirilmesi ve kocaman dünya ile tanıştırılması! Baba isterse tüm bu aktivitelere dâhil olabilir ve bebeğin hayatında etkili yerini alabilir. Yeni bebekler kendilerine dokunulmasından hoşlanırlar. Kalp atışlarını duyacak kadar yakınlıkta olmaktan haz duyar, anne babalarının cildini, kokusunu hissetmeye, seslerini duymaya ve hareketlerini izlemeye bayılırlar. Anne zaten emzirme yoluyla bunları yapar ama baba da başka bir çok yolla bu hazzı bebeğine ve kendine yaşatabilir. Babasın...

Anne ve Baba Arasındaki Sorunların Çocuğa Etkisi

Anne-babanın aralarındaki bazı tartışmaların çocuğa zararı yoktur. Ancak tartışmaların boyutları önemlidir. İnsanlar anlaşmazlıklarını tartışarak çözümlerler. Bu da çok doğaldır. Fakat tartışmalar; tartışmaktan öte, küfür, vurma, kırma, döğüşme şekline dönüşürse çocuğun dengesini zedeleyebilir. Çocuğa pek bir yarar sağlamayacağı gibi kızgınlık, öfke türü duygularını bastırması, kontrol etmesi gerektiği zamanlarda kötü bir örnek teşkil edecektir. Çocuğun; kendini koruyan, bakımını sağlayan kişilerin kontrolünü kaybettiğini görmesi, güvenini yitirmesine ve endişe duymasına sebep olacaktır. Bu tür örnekler ile karşılaşan çocukta; panik, korku, bazen de kabuslara rastlanabilir. "Hiçbir Şey Yok" Demeyin Bu tür davranışlar ile karşılaşan çocuğa "hiçbir şey yok" demek, açıklama yapmamak, belli etmemeye çalışmak çocuğu sakinleştirmeyecek, bilakis açıklama yapmadığınız için düşündüğü, hayal edeceği şeyler belki de daha kötü olacaktır. Diğer bir yönde anlaşmazlıklarınızı onu...